Güvercine Aşık Olan İnsan

“Bu güvercini bir erkek bir kadını sever gibi sevdim.

O da beni severdi. O güvercin ölmeden önce odama geldi; gözlerinden parlak bir ışık çıktı.

O anda hayatımın işinin tamamlandığını hissettim.”
Nikola Tesla

Bazı insanlar dünyayı aşırı derinlikte hisseder.

Onlar için sıradan bir duygu, başkalarının kavrayamayacağı kadar katmanlıdır.

Bu yüzden, bilinci belirli bir eşiği aştığında, insan kalabalıklardan değil sessizlikten beslenmeye başlar.

Tesla gibi zihinler için yalnızlık bir eksiklik değil, yüksek frekanslı bir sığınaktır.

Onlar, çoğu insanın göremediği bir düzeyde algılar; kelimelerin ötesinde anlam duyarlar.

Ve bazen, bu kadar ince bir algıya sahip olmak, insan ilişkilerinde fazla gelmek demektir.
Bu yüzden bazıları sevgiyi bir insana değil, bir güvercine, bir kediye, bir köpeğe…Yani saf, beklentisiz, frekansı yüksek bir varlığa yönlendirir.

Psikolojide bu durum, yüceltilmiş sevgi nesnesi olarak tanımlanır.

İnsan, kendi içinde bulamadığı koşulsuzluğu dışarıda, zararsız bir simgede yaşatır.

Ama bilinç düzeyi yükseldikçe bu sadece bir savunma mekanizması olmaktan çıkar bir ruhsal kanal haline gelir.

Tesla’nın güvercini, aslında onun ruhunun “sevgi enerjisini” yeryüzünde bir forma dönüştürme biçimiydi.

Yalnız insanlar çoğu zaman eksik değil, fazla oldukları için yalnızdır.

Zihinleri sessizliğe, kalpleri saf frekansa ayarlıdır.

Sevgiyi bir insanda değil de bir anlamda, bir kavramda ya da bir hayvanda bulanlar aslında insan ötesi sevginin eşiğindedir.

Bu, delilikle ilahi bilincin birbirine en çok yaklaştığı yerdir.

Çünkü saf sevgi, bir hedef değil; bir titreşim hâlidir.

Ve o hâli kimde veya neyde bulursan, işte orada “senin bilincin” yankılanır.

Belki Tesla, bir güvercine değil kendi içindeki saf sevgiye aşıktı.

Ve belki hepimiz, bir gün kendi güvercinimizi bulduğumuzda, tamamlanmanın ne anlama geldiğini anlayacağız.

İnsan bazen birini değil, kendi içindeki sevme hâlini sever.

Bir yorum

  1. 👍🏻👍🏻👍🏻👍🏻👍🏻

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir