“İlahi Filtrenin Ardındaki Zihin”
Kalu Bela’da başladı her şey…
İnanışa göre, bütün ruhlar burada yaratılmıştır.
Henüz beden verilmeden, henüz zaman çizgisi başlamadan önce.
Ve o ruhlar bir söz vermiştir:
“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?
“Evet sen bizim Rabbimizsin.” (Araf Süresi 172)
Zaman başladı.
Ve ruhlar sırayla bedenlere girmeye başladı.
………..
Soru şu:
Eğer aynı ruh, farklı bedenlere döngüsel olarak gönderiliyorsa ve
her gönderilişte ilahi bir filtreyle hafızası siliniyorsa…
Bunu kesin olarak inkar edebilir misin?
Ya da yüzde yüz “bu doğrudur” diyebilir misin?
Hayır!
Ama ne yapabiliriz?
Bu soruya mantıkla, felsefeyle, diyalektik düşünce sistemiyle yaklaşabiliriz.
Peki Bu Dünyadaki Amacın Ne?
İnsanlara ölene kadar hep iyilik mi yapmalısın?
Peki, ödül için ölene kadar ibadet mi etmelisin?
Yoksa…
Sana verilen beş duyuyu aşarak, bu evrenin ilahi filtresini kaldırıp, bir üst boyuta mı çıkmalısın?
Belki de cennet, bir ödül değil. Boyut sıçramasıdır.
Düşün Şimdi:
Dünya süsüne kandın…
Beş duyu organının sınırlarını kıramadın. Zihnini uyandıramadın ve nihai sonu yaşadın.
Sonra yeniden doğdun…
Yeni bir bedende, sıfır hafızayla. Ama bu sefer bir şeylerin farkına vardın…”İlahi Filtre”
İlahi filtre, her şeyin üstünde çalışır. Taa ki sen, zihin gücünle onun şifresini kırmayı başarana kadar.
Beş duyu organının sınırlarını aştın ve zihninle uyumlandın, frekansı yakaladın.
Boyut atladın ve bir üst katmana geçmeye hak kazandın.
Tebrikler!
Dünyadaki bedenine ve zihnine verilen şifreleri çözdün ve sınavı kazandın. Dünyadaki reenkarnasyonunu tamamladın.
Ama bitmedi.
Yükseldiğin boyuttaki sana verilen şifreleri tekrar çözmelisin..
Ve o en üst boyut…
Kim bilir, kimlerin frekansıyla dolu?
Sonuç Olarak:
Reenkarnasyon, belki de sadece ruhun tekrar farklı bedende dünyaya gelmesi değil,
zihnin kendini çözmeye çalışması ve ilahi filtreyi kaldırması sınavıydı.
Bu sınavı geçenlerin nihai sondan sonra bir üst boyuta atlaması,
geçemeyenlerin ise tekrardan dünyaya farklı bedenlerde gelip döngünün içine sıkışıp kalmasıydı.
Yazar Notu:
“Reenkarnasyon… belki ruhun dolaşımı değil, zihnin evrenin şifrelerini çözmeye çalışmasıydı.”
Peki sen, zihninin sınırlarını zorladın mı hiç?
Merhaba.
Yine farklılık.
Kafa yakan cümleler.
Reenkarnasyon var mı yok mu!? İnsanın ne için yaratıldığının arayışı. Hani ruhlar aleminde “ben sizin Rabbiniz değil miyim” dediği zaman. Orada kullandığı Rab kelimesi “terbiye eden” anlamındadır ve bizi sadece yaratmakla kalmamış terbiye sıfatını bizde görmek istemiş. İşte bütün sır burada; TERBİYE. Nedir terbiye? Allah bizden ne bekliyor? Bu iyi insan olmakla bitecek bir şey mi? İbadet yapmakla bitecek bir sorumluluk mu? Allah’ı seviyorum ya da inanmıyorum demekle kaçınılacak bir akıl tutulması mı? İşte o farkındalıktır. İnsanı boyut atlattırır. Görürsün tüm gerçekleri bütün çıplaklığıyla. Tüm yaratılmışlardan üstün olduğunu ve hepsinin üstünde ADEM olmanın ayrıcalığını görürsün.
Ha reenkarnasyon mu ADEM olmadıktan sonra 100bin defa geri gelsen ne olur gelmesen ne
Saygı ve sevgiyle