SPORCU ZİHNİ: İRADE, ACI VE ÖZGÜRLÜK

Spor, çoğu insanın sandığı gibi sadece kasların işi değildir. Spor, insanın kendi bilinciyle kurduğu ilişkinin en dürüst alanıdır. Çünkü hayatın içinde herkes konuşarak güçlü görünebilir… Ama sporun içinde kimse rol yapamaz. Orada zihnin ne kadar net olduğu, ne kadar kararlı olduğu, ne kadar “kendine sadık” kaldığı ortaya çıkar. Bu kitap bu yüzden bir fitness kitabı …

Kendi Hayatının İlk Basamağını Başkasının 50. Basamağı ile Kıyaslama…

Bir insanın kendine yaptığı en büyük haksızlık, kendi başlangıcını başkasının zirvesiyle karşılaştırması. Ve bunu mantık sanması. Sen daha ayakkabını yeni bağlamışsın… Karşındaki maratonun son düzlüğünde. Sonra diyorsun ki: Ben niye onun gibi değilim? Çünkü sen onun gibi değilsin. Ve bu kötü bir şey değil. Bu gerçek. Ama mesele şu: Zihin, gerçeği değil… Görüntüyü kıyaslar. O …

Spor Yapmazsan Stres Birikir… Kötü Beslenirsen Zihin de Bulanır

Bazen insan kendini şöyle yakalar: Gün içinde her şey normal gibi görünür… İş yapılır, konuşulur, gülünür, hatta iyiyim bile denir. Ama akşam olunca göğsün içinde bir ağırlık, omuzlarında bir gerilim, zihninde sanki hiç susmayan bir uğultu kalır. Bu uğultu çoğu zaman hayatın kendisi değil. Hayatın içeride biriktirdiği şeydir. Stres, sadece zihinde duran bir fikir değildir. …

Zihin ile Sporun İlişkisi: Bedenin İçinden Konuşan Felsefe

Sporu sadece kaslarla anlatmaya çalışan herkes, sporun en güçlü tarafını kaçırıyor: zihin. Çünkü spor dediğin şey, bir hareketler bütünü değil. Bir kararın bedende görünür hâle gelmesi. Bir niyetin, terle imzalanması. Bir insanın koşması, sadece koşması değildir. Bir insanın ağırlık kaldırması, sadece ağırlık kaldırması değildir. Bunlar, zihinle yapılan bir anlaşmanın dışa vurumudur: Ben pes etmeyeceğim. Spor, …