Spor, çoğu insanın sandığı gibi sadece kasların işi değildir.
Spor, insanın kendi bilinciyle kurduğu ilişkinin en dürüst alanıdır. Çünkü hayatın içinde herkes konuşarak güçlü görünebilir…
Ama sporun içinde kimse rol yapamaz. Orada zihnin ne kadar net olduğu, ne kadar kararlı olduğu, ne kadar “kendine sadık” kaldığı ortaya çıkar.
Bu kitap bu yüzden bir fitness kitabı değil.
Bu kitap bir program anlatmıyor.
Bu kitap bir kimliği anlatıyor.
Çünkü ben şunu gördüm: İnsanlar sporu çoğu zaman beden için başlatıyor…
Ama asıl mesele beden değil, zihin. İrade dediğin şey, iyi hissettiğin günlerin hediyesi değildir.
İrade, iyi hissetmediğin günlerde bile kendini yarı yolda bırakmamaktır.
Disiplin dediğin şey ise sertlik değil; bilinçli bir özgürlüktür.
Çünkü seni her gün aynı yere götüren şey motivasyon değil, zihnin içinde kurduğun karardır.
Bu yüzden spor, dışarıdan bakıldığında ağırlık kaldırmak gibi görünse de, içeriden bakıldığında başka bir şeydir:
Kendini eğitmek. Zihnini yönetmek. Acıyla konuşmayı öğrenmek. Konforun çağrısına karşı daha büyük bir anlam seçmek.
Athlete Mind: Willpower, Pain & Freedom sana şunu hatırlatmak için yazıldı:
Sen sadece bedenini değil, bilincini de güçlendirebilirsin. Ve bilinç güçlendiğinde… beden zaten onun peşinden gelir.
Ve sonunda geriye tek bir cümle kalır:
Ben kendimi yarı yolda bırakmıyorum.
. . . . . .
Kitabı güvenle satın almak / indirmek için:
Shopier (TR) : SPORCU ZİHNİ İRADE, ACI VE ÖZGÜRLÜK | Zihin Gücü
Amazon (EN) : Amazon.com: THE ATHLETE’S MIND WILLPOWER, PAIN AND FREEDOM eBook : YAVUZ, Esra: Kindle Store