Anlaşılmak İçin Çırpınmadığın Yeri Bul

Bazı insanlar hayatı, anlaşılmak için verdiği savaşla tüketir. Cümlelerinin daha net olmasını ister. Tonunu düzeltir. Kendini daha iyi anlatmaya çalışır. Daha sakin olur. Daha mantıklı konuşur. Daha yumuşak yaklaşır. Daha açık yazar. Daha fazla açıklar. Ve yine de olmaz. Çünkü bazı yerlerde sorun senin anlatamaman değildir. Sorun, onların duymak istememesidir. Bazı kulaklar, sadece kendi sesini …

Ironic Process Theory: “Sakın Düşünme” Dediğin Şey Neden Daha Çok Aklına Geliyor?

Bazen insan kendine ciddi ciddi emir verir: Tamam. Onu düşünmüyorum. Panik yok. Mesaj atmayacağım. Tatlı yemeyeceğim. Bu sefer rezil olmayacağım. Ve garip bir şey olur: Zihin sanki inat eder. Sen bastırdıkça o düşünce daha çok belirir. Çünkü zihnin bazen çok insani bir mantığı vardır: Kovduğun şeyi geri getirir. Psikolojide bunun net bir adı var: Ironic …

Mevcut Durumu Kabul Etme: Status Quo Bias

İnsan bazen şunu fark ediyor: Hayatında bir şeyler ters gidiyor… Ama yine de elini sürmüyor. İş tat vermiyor, ortam bayıyor, emeğin görünmüyor. İlişki bitmiş gibi, konuşmalar kopyala yapıştır, kalbin burada değil. Telefonunda aynı uygulamalar, aynı rutinler, aynı şikâyetler… Ve sen yine de şimdilik böyle diyorsun. İşte bu “şimdilik böyle” cümlesinin psikolojide bir adı var: status …

İyi Niyetli Eleştiri Yoktur

Bazı cümleler vardır, başına iyi niyetle söylüyorum etiketi yapıştırılınca bile kalbini deler geçer. “Bak, yanlış anlama ama…” Diye başlayan, sonra da seni küçülten, daraltan, utandıran o cümleler. Peki sorun nerede? Sözde mi, niyette mi, egoda mı? Ben bu cümlenin iyi niyetli eleştiri yoktur kışkırtıcı olmasını seviyorum. Çünkü bizi şu rahatsız edici soruyla yüzleştiriyor: “Ben birini …

Ya Ruhunun Gizli Anahtarı Zaten İçindeyse?

Ruhumuzda Her Şey Zaten Yazılıysa… Bazı insanlar vardır: İlk kez sahneye çıkar ama sanki yıllardır oradadır. İlk kez kalem tutar ama cümleleri yıllanmış bir yazar gibidir. Onlara bakınca ister istemez şu soru düşer zihne: “Bunlar gerçekten ‘özel’ mi, yoksa ben kendi içimdeki bir şeyi mi henüz açığa çıkarmadım?” Bu soru aslında üç farklı ihtimali fısıldıyor: …

Boyut Atlama mı, Bilinç Atlama mı? Astralın Psikolojik Yüzü

Bir süredir aynı cümleleri duyuyoruz: “Gece bedenimden koptum.” “Gri varlıklar vardı, tuhaf bekçiler dizilmişti.” “Boyut değiştirdim, başka alemlere geçtim.” Ve tüm bunlar, “astral seyahat” etiketiyle, sanki nesnel gerçeklikmiş gibi anlatılıyor. Ama ortak bir nokta var: Anlatılan sahneler neredeyse aynı. Gri adamlar, koridorlar, bekçiler, tüneller, bedenin üzerinden yukarı süzülme… Bu noktada felsefi olarak şunu sormak zorundayız: …

Boş Teneke Sendromu: Her Şeyi Bilen “Uyanmışlar”

Modern dünyada her konuda fikri olan çok. Ama bazıları var ki, sadece fikri olduğunu değil, tek doğruya sahip olduğunu iddia ediyor. Onlara günlük dilde her şeyi bilenler diyoruz. Ben bu yazıda, psikolojik ve felsefi açıdan, bu tavrı boş teneke sendromu olarak ele alacağım. Çünkü insan ne kadar doluysa, sesini o kadar alçaltmayı bilir. Ne kadar …

Foot in the Mouth Etkisi: Sömürülen İyi Niyet

“Nasılsın?” Diyerek Zihnine Sızanlar Bir gün sokakta yürürken biri yanına geliyor: “Merhaba, rahatsız etmiyorum umarım? Nasılsınız bugün?” Refleksle cevap veriyorsun: “İyiyim, teşekkürler.” Sonra cümle geliyor: “O zaman sizden küçük bir ricam olacak…” İşte tam o anda bir şey oluyor. Aslında vaktin yok, canın istemiyor, yapmak zorunda değilsin. Ama hayır demek bir anda zorlaşıyor. Neden? Çünkü …

İnsanların Kötü Ruh Hallerinden Kaynaklanan Rüyaları ya da Halüsinasyonları “Seçilmişlik” Zannetmesi

Bazı insanlar var; açıyorsun videoyu, cümle şu: “Biz seçildik. Bize gösterilenleri çoğu insan göremiyor. Üzerimizde oynanan oyunlar var. İlmi olan anlar bunu…” Sonra başlıyorlar rüyalardan, görümlerden, sayılardan, işaretlerden, geceleri gördükleri gölgelerden bahsetmeye… Dışarıdan baktığında ise çok tanıdık bir tablo görüyorsun: Kötü bir ruh hali, çözülememiş duygular, yoğun kaygı… Ve bunların üstüne giydirilmiş ‘kozmik görev’ hikâyesi. …

Bitkilere Göre Aslan Masumdur; Ot Yiyen Ceylan Şeytanın Ta Kendisidir

(Gelin biraz psikolojik mantık yapalım) İnsan zihni doğaya hep kendi merkezinden bakar. Aslana yırtıcı ve ceylana da masum deriz. Çünkü değerlendirmeyi kendi türümüzün değerlerinden yaparız. Ama bir anlığına perspektifi değiştirip, dünyaya bir bitkinin gözünden baktığımızı düşünelim… İşte o zaman tüm hikâye tersine döner.Aslan bitki için tamamen masumdur. Peki bitkinin gözünde aslan ne yapar? * Yaprağını …

Memento Mori Felsefesi Gerçekte Ne Demek?

Bugünlerde memento mori ifadesi, sosyal medyada karanlık görsellerle, dramatik alıntılarla, hatta bazen ölüm saplantısı gibi yorumlarla dolaşıyor. Oysa bu kavramın özüne inildiğinde, aslında tam tersi bir şeyi anlatıyor: Yaşamı daha bilinçli yaşamak.  Felsefi Kökenine Dönersek “Memento mori” Latince bir ifade: Ölümü hatırla. Ama bu hatırlama, karamsar bir tören değil. Roma döneminin Stoacı filozofları özellikle Marcus …

Zihinsel Frekansta 80/20 Yasası

“Az çaba harcayarak daha fazlasını almak” Hayatın çok karmaşık olduğunu düşünürüz. Oysa çoğu zaman sadece yanlış yere bakıyoruz. Çünkü zihinsel düzlemde de bir yasa işler: Her şeyin sonucu eşit değildir. Bir günün %20’sinde gerçekten farkındasın; geri kalan %80’inde, düşünceler kendi kendine çalışıyor. Ama o farkında olduğun küçük dilim, hayatının yönünü değiştirebilir. Sabah uyandığında ilk düşündüğün …

Zima Blue ve Mavi Aydınlanma

Bazı aydınlanmalar sessizlikle gelir; bazılarıysa bir damla maviyle. Zima, evrenin en ünlü sanatçısıydı. Galaksilerin duvarlarına devasa freskler çizer, renkleriyle yıldızları bile kıskandırırdı. Ama bir detay vardı ki kimse anlam veremiyordu: Her eserinde mutlaka bir mavi kare olurdu. Kimi zaman dev bir duvarın ortasında, kimi zaman tüm tabloyu kaplayan bir gökyüzü gibi. Zima bu maviyi açıklamazdı …

Bırakma Yasası: Hiçbir Şey İstemediğinde, Her Şey Sana Gelir

Bir şeyi fazlasıyla istediğinde, çoğu zaman senden uzaklaşır. Çünkü istemek aslında eksiklik frekansında titreşir. Zihin evrene şöyle der: “Bende yok.” Evren de cevap verir: “O hâlde olmayacak.” Oysa bırakmak, sahip olmanın en sessiz hâlidir. Bir şeyi gerçekten bıraktığında, onun enerjisini de serbest bırakırsın. Ve işte tam o anda, o enerji sana geri akmaya başlar. Çabalamak …

Sosyal Anksiyeten mi Var? Yoksa Sadece Görülmekten mi Korkuyorsun?

Toplum içinde konuşurken kalbin hızlanıyor mu? Bir toplantıda söz almak ya da bir sunum yapmak, sanki hayatının sınavıymış gibi geliyor mu? Belki de sen sadece çekingen değilsin. Belki de zihnin, yıllar önce “utandırılma” hissinin yankılarını hâlâ taşıyor. Ailede Başlayan Sessizlik Sosyal anksiyetenin kökleri çoğu zaman çocuklukta atılır. Evde sürekli eleştirilen, susturulan ya da küçümsenen bir …

Sosyal Medyanın Karanlık Yüzü: Merhamet Sömürüsü

Belle Gibson Vakası Üzerinden Bir Gerçeklik Sahte Hastalık, Gerçek Kazanç Belle Gibson, Avustralya’da genç bir kadın olarak beyin kanseri olduğunu söylediğinde insanlar ona inandı. Blog açtı, sosyal medyada paylaşımlar yaptı, kemoterapi görüyorum diye yazılar yazdı. Fotoğraflar, serumlar, dramatik cümleler… Hepsi o kadar inandırıcıydı ki kısa sürede binlerce insan ona destek olmaya başladı. Bağışlar toplandı, kitap …

Zihinsel Sağlık: İhmal Ettiğin En Büyük Suç

Bugün bedenine baktın mı? Yemek yedin. Su içtin. Belki aynaya bakıp saçını düzelttin. Peki ya zihnine ne verdin? İşte asıl sorun burada: Zihinsel sağlığı hep ihmal ediyorsun. Ve bunun bedelini yorgunluk, kaygı, öfke ve anlamsızlık duygusuyla ödüyorsun. Senin İhmalkârlığın Hayır, bu sadece dünyanın hızlı temposu değil. Bu sadece stresli bir iş, yoğun bir hayat ya …

Manipülasyonun Kara Sanatı

Manipülasyon bir oyun değil, bir savaştır. Ve bu savaşın silahı kılıç ya da mermi değil, zihindir. Zihnini zayıf bırakan herkes, seni kendi kuklasına dönüştürür. Bugün sahte dostlukların, reklamların, sözde liderlerin, tarikatların ve politikacıların ortak bir noktası var: Senin zihnini kullanıyorlar. Senin korkularını, senin zaaflarını, senin boşluklarını. Kurban Mısın, Yoksa Uyanık Mısın? Bir insanın manipüle edilmesi …

ZİHNİNİ 21 GÜNDE GÜÇLENDİRMEYE HAZIR MISIN?

Zihin, her gün onlarca düşünce, duygu ve uyarıcıyla dolup taşar. Ama onu doğru eğitirsen; odaklanma gücün artar, düşüncelerini yönetebilir, hayatının akışını değiştirebilirsin. Bu program, 21 gün boyunca zihnini daha berrak, güçlü ve yüksek frekansta çalışacak şekilde yeniden yapılandırır. Ve işte sana ilk 3 günün ücretsiz tanıtımı… Gün 1 : Zihinsel Uyanış Güç Cümlesi: “Farkındalık, zihnin …

ZİHNİNİ GÜÇLENDİRMEYE HAZIR MISIN?

Bu bir kitap değil. Bu, zihnini hizalamak isteyenler için bir dönüşüm rehberi. Her sabah yorgun uyanan, zihni dağınık hisseden, odaklanamayan, hayatında netlik ve içsel güç arayan biri misin? O zaman seni şu soruyla baş başa bırakıyorum: 21 gün boyunca sadece zihnine odaklansan… Alışkanlıklarını değil, inanç sistemini çalıştırsan… Gerçekten değişir misin? Cevabım: Evet. Ama sıradan bir …

UYKUDAKİ BEN, UYANIK OLANDAN BİLGE Mİ?

Rüya görmek sıradan bir eylem değil. Bu, zihnin günlük gürültüden sıyrılıp kendi derinliğine doğru yaptığı sessiz bir yürüyüştür. Ve bazı insanlar senin gibi o yürüyüşte bir kapı bulur. Öyle bir kapı ki… Uyanıkken bilmediğin bilgileri bilir, hiç duymadığın şeyleri hatırlar, ve sanki çok önce yaşamış gibi bir bilgelikle uyanırsın. Ama bu nasıl olur? Nasıl olur …