İnsanların Sana Söylemediği Ama Hissettiği Şeyler: Sessiz Zihnin Psikolojisi

Çoğu insan dürüst değildir sadece susmayı öğrenmiştir. Çoğu insanın sana yalan söylediğini düşünüyorsun. Ama gerçek şu ki, çoğu insan sana yalan söylemez. Sadece gerçeği söylemez. Bu ikisi aynı şey değildir. İnsanlar çoğu zaman dürüst görünür. Gülümser, onaylar, “iyiyim” der, “sorun yok” der. Ama zihnin arka planında bambaşka bir konuşma devam eder. Ve o konuşma, asla …

Herkesi Memnun Etmeye Çalışan İnsanlar En Son Kendilerini Kaybeder

Başkalarının beklentilerine göre yaşamaya başlayan insan, zamanla kendi düşüncelerini, sınırlarını ve kimliğini sessizce kaybetmeye başlar. İnsan sosyal bir varlıktır. Beğenilmek, kabul edilmek ve sevilmek ister. Bu ihtiyaç insan doğasının bir parçasıdır. Fakat bu ihtiyaç kontrolsüz hale geldiğinde, insanın kimliğini yavaş yavaş aşındırmaya başlar. Bir noktadan sonra kişi kendi kararlarını vermeyi bırakır ve başkalarının beklentilerine göre …

Kıskançlık Hayranlığın İtiraf Edilmiş Halidir

Kıskançlık kelimesi duyulunca herkesin yüzünde aynı refleks belirir: Savunma. Çünkü kıskançlık, insanın kendine yakıştırmak istemediği duygulardan biridir. Kimse “Ben kıskancım” demek istemez. Ama işin ironisi şu: Kıskançlık çoğu zaman bir kötülük niyetiyle başlamaz. Daha derinde, insanın kendi gerçeğiyle karşılaşmasının acı bir biçimidir. Ve evet, çoğu zaman kıskançlık; hayranlığın, üstü örtülememiş itirafıdır. Hayranlık, açık bir duygudur. …

Anlaşılmak İçin Çırpınmadığın Yeri Bul

Bazı insanlar hayatı, anlaşılmak için verdiği savaşla tüketir. Cümlelerinin daha net olmasını ister. Tonunu düzeltir. Kendini daha iyi anlatmaya çalışır. Daha sakin olur. Daha mantıklı konuşur. Daha yumuşak yaklaşır. Daha açık yazar. Daha fazla açıklar. Ve yine de olmaz. Çünkü bazı yerlerde sorun senin anlatamaman değildir. Sorun, onların duymak istememesidir. Bazı kulaklar, sadece kendi sesini …

1 Negatiflik, 5 Pozitif Anıya Zarar Verir

Bazı günler hiçbir şey kötü gitmez aslında. Kahveni içersin. İşini yaparsın. Birkaç güzel cümle okursun. Bir iki tatlı mesaj gelir. Hayat, makul bir ritimde akıyordur. Sonra tek bir şey olur. Bir bakış. Bir cümle. Bir eleştiri. Bir imâ. Bir beğenmedim. Ve garip olan şu: O tek şey, günün geri kalanının üstünü örter. Zihin, sanki içindeki …

Tren İstasyonu Teorisi

Bazı insanların hayatı, bir ilişki değil… Bir istasyon gibi. Ne demek bu? Şu demek: Sende bir şey var. Bir durak hâli. Bir bekleyiş. Bir içeride dönüp duran his. Ve o his, fark etmeden, insanların gelip gittiği bir perona dönüşüyor. Tren İstasyonu Teorisi denen şey, aslında akademik bir teori değil; bir insanlık gerçeğini anlatmak için bulunan …

Ironic Process Theory: “Sakın Düşünme” Dediğin Şey Neden Daha Çok Aklına Geliyor?

Bazen insan kendine ciddi ciddi emir verir: Tamam. Onu düşünmüyorum. Panik yok. Mesaj atmayacağım. Tatlı yemeyeceğim. Bu sefer rezil olmayacağım. Ve garip bir şey olur: Zihin sanki inat eder. Sen bastırdıkça o düşünce daha çok belirir. Çünkü zihnin bazen çok insani bir mantığı vardır: Kovduğun şeyi geri getirir. Psikolojide bunun net bir adı var: Ironic …

Halo Etkisi ve Horn Etkisi: Tek Bir Detayla “İnsan” Yazmak

Modern ilişkilerde en çok yaşanan şey aşk değil. Hızlı hüküm. Bir fotoğraf görüyorsun. Bir cümle okuyorsun. Bir ses tonu duyuyorsun. Bir bakış yakalıyorsun. Ve zihnin, o minicik parçadan koca bir insan inşa ediyor. Bazen o insanı göklere çıkarıyor: Halo etkisi. Bazen yerin dibine sokuyor: Horn etkisi. Sonra da dönüp diyorsun ki: “Ben onu tanıdım.” Hayır. …

Seks, kalabalık toplar. Bilinç ise kitle kurar

Bunu yazarken aklımda çok basit bir sahne var: Bir tarafta “10 dakikada partnerini çıldırtmanın yolları” başlıklı yazı, diğer tarafta “İlişkide duygusal olgunluk ve sınırlar” başlıklı bir yazı. Tahmin edersin hangisi daha çok tıklanıyor. Çünkü seks, beynin en ilkel alarm düğmesine basıyor. Bilinç ise, beynin en tembel yerine iş veriyor: düşün, sorgula, yüzleş. Seks, kalabalığı neden …

İlişkide Wishful Thinking Nedir?

Hani mesaj atmıyor ama sen hâlâ şöyle diyorsun ya: “Aslında yoğun, yoksa kesin arardı.” Ya da seni görmezden geliyor ama kafanda şu cümle dönüyor: “Bence bana değer veriyor, sadece duygularını göstermeyi bilmiyor.” İşte buna wishful thinking deniyor: Gerçeklere değil, dileğine bakarak düşünmek. Yani: “Olanı değil, olmasını istediğini baz alarak ilişkiyi yorumlamak.” Peki İlişkide Wishful Thinking …

İyi Niyetli Eleştiri Yoktur

Bazı cümleler vardır, başına iyi niyetle söylüyorum etiketi yapıştırılınca bile kalbini deler geçer. “Bak, yanlış anlama ama…” Diye başlayan, sonra da seni küçülten, daraltan, utandıran o cümleler. Peki sorun nerede? Sözde mi, niyette mi, egoda mı? Ben bu cümlenin iyi niyetli eleştiri yoktur kışkırtıcı olmasını seviyorum. Çünkü bizi şu rahatsız edici soruyla yüzleştiriyor: “Ben birini …

Aşkın Gözü Neden Kördür?

“Aşkın gözü kördür” cümlesi aslında çok samimi bir itiraf: “Gerçekleri gördüm ama görmek istemedim.” Yani mesele, gözün görmemesi değil; bilincin seçici körlüğü. Peki neden böyle oluyor? Neden en zeki, en güçlü, en analitik insanlar bile aşk konusunda çocuklaşıyor? Gel adım adım bakalım. 1. Aşk, beynin gerçeklik filtresini geçici olarak bozuyor Aşk dediğin şey sadece şiirlerde …

Narsisizmin 5 Türü

İnsanları Tanımak İçin Küçük Bir Kılavuz (Kendini de Dahil Et) Narsisizm deyince çoğumuzun aklına tek tip biri geliyor: Kendine aşık, sürekli aynaya bakan, herkesi küçümseyen biri. Oysa narsisizm, tek bir maske değil. Aynı kökten beslenen, ama farklı yüzlerle karşımıza çıkan bir kişilik örüntüsü. Ve en acısı şu: Bazen bu yüzleri sadece başkalarında değil, kendimizde de …

Boş Teneke Sendromu: Her Şeyi Bilen “Uyanmışlar”

Modern dünyada her konuda fikri olan çok. Ama bazıları var ki, sadece fikri olduğunu değil, tek doğruya sahip olduğunu iddia ediyor. Onlara günlük dilde her şeyi bilenler diyoruz. Ben bu yazıda, psikolojik ve felsefi açıdan, bu tavrı boş teneke sendromu olarak ele alacağım. Çünkü insan ne kadar doluysa, sesini o kadar alçaltmayı bilir. Ne kadar …

Seni Manyetik Yapan 7 Zor Zihinsel Alışkanlık

Bazı insanlar kalabalığa girdiğinde, hiçbir şey yapmadan dikkat çeker. Ne daha güzeller, ne daha zenginler, ne de herkesten çok konuşurlar. Ama bir şekilde… Bakışlar onlara kayar. İnsanlar onlara doğru eğilir. Sanki görünmez bir mıknatıs taşırlar. Bu, sadece karizma ya da “doğuştan gelen” bir aura değil. Çoğu zaman bunun arkasında kimsenin görmediği zor zihinsel alışkanlıklar vardır. …

Sosyal Medyanın İlişkiler Üzerindeki Görünmez Erozyonu

Bir ilişkiyi bitiren şey çoğu zaman tek bir büyük olay değildir. Bardak bir anda kırılmaz; önce görünmez çatlaklar oluşur. Sosyal medya, ilişkilerde tam olarak bu görünmez çatlak işlevini görmeye başladı. İsim koyamadığımız huzursuzluklar, sebepsiz kıskançlıklar, alınganlıklar, garip hissettim dediğimiz o anlar… Çoğu zaman artık cebimizde taşıdığımız ekranla birlikte geliyor. Bu yazı, “sosyal medya kötüdür, kapatın …

Aldatılanların Hepsi Aptaldır

Kimse duymak istemez ama hakikat budur: Aldatılanların hepsi aptaldır. Çünkü hiçbir ihanet aslında gizli değildir. Her insan, en derininde bilir. Soğuyan bakışları, geciken mesajları, değişen tavırları… Ama görmek istemez. Çünkü işine gelmez. Peki neden? Çünkü “seviyorum” diyerek aslında kendi narsizmini besler. “Hayır, o beni bırakamaz.” “Ben hâlâ istiyorum, o yüzden ayrılmaya hakkı yok.” “Ben seviyorsam …

VEFA: İNSANIN İNSAN KALMA SINAVI

Vefa nedir? Vefa, sadece bir hatırlama değil; hatırlamanın arkasına sorumluluk koyabilmektir. Bir insanın, geçmişte yanında olanı, iyiliği dokunanı, fedakârlık yapanı unutmamasıdır. Kısaca: Vefa, minneti eyleme dönüştürmektir.   Neden vefa duyarız? Çünkü insan hafızası sadece bilgi saklamaz; duyguları, borçları, bağları da saklar. Bir gün bize uzatılan el, aslında zihnimizde kalıcı bir iz bırakır. O izi görmezden …